Ceza Davasında Zamanaşımı
Suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir zamanın geçmesi durumunda, sanık hakkında kovuşturma işlemlerine devam edilmesine engel olan zamanaşımına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nda benimsenen (m.66) kavram olarak dava zamanaşımı denilmektedir. Dava zamanaşımı işlenen suçun cezalandırılabilirliğini ortadan kaldıran bir sebep niteliği taşımaktadır.
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 66. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde “beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda” dava ceza zamanaşımı sekiz yıl olarak belirlenmiştir.
Ancak, zamanaşımına ilişkin kurallar maddi ceza hukuku kuralları olarak kabul edildiği için suçun işlendiği tarihte yürürlükte bulunan zamanaşımı kuralları failin lehine ise suç tarihindeki zamanaşımı kuralları uygulanır. 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu’nun 102. maddesinin birinci fıkrasının (4) numaralı bendinde, beş seneden az ağır hapis cezalarını gerektiren suçlarda zamanaşımı beş yıl olarak belirlenmiştir. Buna göre bir suç, 01 Haziran 2005 tarihinden önce işlenmiş ise mülga Türk Ceza Kanunu’nda yer alan zamanaşımı süreleri esas alınacaktır.
Zamanaşımı süresinin başlangıcı, eski ve yeni Türk Ceza Kanunu’nda tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği gün olarak kabul edilmiştir.
Ayrıca, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 104. maddesinde “Hukuku âmme davasının müruruzamanı, mahkûmiyet hükmü yakalama, tevkif, celb veya ihzar müzekkereleri, adli makamlar huzurunda maznunun sorguya çekilmesi, maznun hakkında son tahkikatın açılmasına dair olan karar veya C. Müddeiumumisi tarafından mahkemeye yazılan iddianame ile kesilir.
Bu halde müruruzaman, kesilme gününden itibaren yeniden işlemeğe başlar. Eğer müruruzamanı kesen muameleler müteaddid ise müruruzaman bunların en sonuncusundan itibaren tekrar işlemeğe başlar. Ancak bu sebepler müruruzaman müddetini 102 nci maddede ayrı ayrı muayyen olan müddetlerin yarısının ilâvesile baliğ olacağı müddetten fazla uzatamaz.” hükmü düzenlenmiştir. Dolayısı ile zamanaşımı süresine kesen sebepler bulunsa bile zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihten, 102. maddede belirtilen sürelere yarısının eklenmesi ile bulunacak toplam süre sonunda sona erer.

