<?xml version="1.0"?><!-- generator="bbPress" -->

<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
>

<channel>
<title>Türk Hukuk Rehberi.Net: Forum: Tüketici Hukuku - Güncel konular</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</link>
<description>Türk Hukuk Rehberi.Net: Forum: Tüketici Hukuku - Güncel konular</description>
<language>en</language>
<pubDate>Thu, 09 Sep 2010 11:41:39 +0000</pubDate>

<item>
<title>yonetici konu: "Tüketicilerin Davacı ve Davalı Olarak Harçtan Muaf Olmaları"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/tuketicilerin-davaci-ve-davali-olarak-harctan-muaf-olmalari#post-68</link>
<pubDate>Çar, 26 Nov 2008 02:27:44 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">68@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No : 2005/12178&#60;br /&#62;
Karar No : 2005/18196&#60;br /&#62;
Tarih : 08.12.2005&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, asıl borçlu Kamil Düzenli'nin aldığı otomobil kredisine kefil olan davalıların ödenmeyen bakiye borç için yapılan icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davalılar, davanın reddini savunmuştur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, kredi limitinin 10.000.000.000 TL olduğu gözetilerek 8.576.191.137 TL asıl, 1 423.808.863 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 10.000.000.000 TL üzerinden itirazın iptaline, kabul edilen alacağın %40'ı oranında inkar tazminatına hükmedilmiş; karar, davalılar tarafından temyiz edilmiş, hüküm Dairemizce inkar tazminatının asıl alacak üzerinden hesaplanması ve tüketicinin harçtan muaf olduğuna dayanılarak düzeltilerek onanmıştır. Davacı mahkeme kararının kendisine tebliğ edilmediğini bildirerek temyiz talebinde bulunmuştur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;1- Mahkemece verilen karar; davacı tarafa tebliğ edilmeden davalının temyizi üzerine dosya Yargıtay'a gönderilmiş ve Dairemizce karar, davalıların temyizi doğrultusunda düzeltilerek onanmıştır. Ancak davacı vekilince kararın süresi içinde temyiz edildiği anlaşılmış olmakla Dairemizin 20.6.2005 gün 5173 esas/10329 karar sayılı ilamının kaldırılmasına karar verilerek temyiz incelemesi yapılmıştır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;3- Davalılar 9.11.2000 tarihli dava dışı Kamil Düzenli ile davacı arasında düzenlenen 10.000&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62;000.000.-TL limitli Ferdi Kredi Sözleşmesinin müteselsil kefilleridirler. Davalılar bu kredi sözleşmesi nedeni ile temerrüt tarihindeki borçlunun borcunun ödenmeyen ana para ve faizinden oluşan ana alacak ile yine temerrüt tarihinden sonra işleyecek olan temerrüt faizinden sorumludurlar. Davalıların temerrütten sonra işleyen faizden de sorumlu oldukları gözetilerek hüküm kurulması, ayrıca davalının sorumluluğunun 10.000.000.000 TL ile sınırlı tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;4- Mahkemece davacı bankanın rehin yolu ile teminat altına aldığı alacak için rehin miktarını aşan kısım hakkında rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmayacağını bilmesi gerektiğine dayanılarak reddedilen miktar üzerinden davacı banka aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş ise de İİK. 67. maddesi gereği bankanın kötü niyetli olduğu iddia ve ispat edilemediği gibi, bankanın talebinde de haklı olduğu anlaşıldığından davalıların bu konudaki kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;5- Davalılar aleyhine hükmedilen inkar tazminatının asıl alacak üzerinden hükmedilmesi gerekirken, ferileriyle beraber tahsiline karar verilen alacak üzerinden hükmedilmesi de usul veya yasaya aykırı olup bozma nedenedir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;6- 4077 sayılı yasanın 23. maddesi gereği Tüketici Mahkemeleri nezdinde tüketiciler dava açarlarken her türlü resim ve harçtan muaf oldukları gibi, aleyhlerine açılan davalarda aleyhlerine karar verilesi halinde de yine her türlü resim ve harçtan muaftırlar buna rağmen davalıların harçla sorumlu tutulmaları da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Sonuç : Yukarıda ( 1 )nolu bentte gösterilen nedenle davacının temyiz itirazının kabulü ile Dairemizin 20.6.2005 gün ve 5173 esas/10329 karar sayılı ilamının kaldırılmasına, ( 2 )nolu bentte gösterilen nedenle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, mahkeme kararının ( 3 )ve ( 4 )nolu nedenlerle davacı, ( 5 )ve ( 6 )nolu nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 8.12.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "Kredi Kartı Üyelik Ücretini Tahsiline İlişkin Matbu Sözleşme Hükmünün Haksız Şart Olması"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/kredi-karti-uyelik-ucretini-tahsiline-iliskin-matbu-sozlesme-hukmunun-haksiz-sart-olmasi#post-42</link>
<pubDate>Pts, 24 Nov 2008 00:02:52 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">42@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No	: 2008/4345&#60;br /&#62;
Karar No	: 2008/6088&#60;br /&#62;
Tarih         : 02.05.2008&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;	Taraflar arasındaki satıcının Hakem Kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;KARAR&#60;br /&#62;
	Davacı banka, kredi kartı kullanıcısı olan davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurusu üzerine, bankaca kredi kartı sözleşmesine göre hesabından kesilen yıllık 30 YTL üyelik ücretinin iadesine karar verildiğini, halbuki, bu ücretin alınacağının sözleşme ile kararlaştırıldığı gibi, ücretin verilen ticari hizmetin karşılığı olup, yasaya aykırı olmadığını ileri sürerek, Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti Başkanlığı' nın 14.5.2007 tarih ve 2007/158 sayılı kararının iptalini istemiştir.&#60;br /&#62;
	Davalı davanın reddini savunmuştur.&#60;br /&#62;
	Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleşmesine göre, &#34;kart üyelik ücretinin&#34; hizmet karşılığı olduğu, tahsil edilen üyelik ücretinin yasal olduğu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; miktar itibarı ile kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.&#60;br /&#62;
	Dava,  davacı banka  tarafından kredi  kartı  kullanıcısı olan davalıdan tahsil edilen kredi kartı üyelik ücretinin, davalı  başvurusu  üzerine  davacı  bankadan  alınmasına  dair Zonguldak Tüketici  Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline ilişkindir.    Taraflar    arasındaki    uyuşmazlık,    yasal düzenlemelere  ve  aralarındaki   sözleşme  hükümlerine  göre bankanın  kredi  kartı  kullanıcısından  kullanım karşılığı yıllık     ücret     isteyip,     isteyemiyeceği hususunda toplanmaktadır.  Uyuşmazlığın  çözümü  için bu  konudaki yasal düzenlemeler ile tarafların arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesi gerekir.&#60;br /&#62;
	5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları kanununun sözleşme şekli genel işlem şartları başlıklı 6. bölümdeki 24. maddesinin 1. fıkrası &#34;Kart çıkaran kuruluşlar ile kart hamilleri arasındaki ilişkiler, bu kanun ve ilgili diğer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleşme ile düzenlenir. Sözleşmenin bir örneği kart hamiline ve varsa kefile verilir. Sözleşme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur.&#34; hükmünü, aynı maddenin 4. fırkasının son cümlesi &#34;Sözleşmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluş lehine tek taraflı haksız şartlar sağlayan hükümlere yer verilemez.&#34; hükmünü getirmiştir.&#60;br /&#62;
	4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla değişik 6. maddesi ile sözleşmelerdeki haksız şart düzenlenmiş ve &#34;Satıcı ve sağlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleşmeye koyduğu, tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliğe neden olan sözleşme koşulları haksız şarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu her türlü sözleşmede yer alan haksız şartlar tüketici için bağlayıcı, değildir. Eğer bir sözleşme şartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleşmede yer alması nedeniyle tüketici içeriğine etki edememişse, o sözleşme şartının tüketiciyle müzakere edilmediği kabul edilir. Sözleşmenin bütün olarak değerlendirilmesinden, standart sözleşme olduğu sonucuna varılırsa, bu sözleşmedeki bir şartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiş olması, sözleşmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya sağlayıcı, bir standart şartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleşmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir ... &#34; hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun değişik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin 7. maddesinde &#34;satıcı, sağlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleşmede kullanılan haksız şartlar batıldır&#34; hükmü getirilmiştir.&#60;br /&#62;
	Taraflar  arasındaki  22.12.1995  tarihli  sözleşmenin ?.&#60;br /&#62;
	maddesinde  kart  kullanıcısından  kart  kullanım ücretinin alınacağı belirtilmiştir.&#60;br /&#62;
	Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 22.12.1995 tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici aleyhine olan ve tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir.&#60;br /&#62;
	Bu durumda yasaya uygun olan, Zonguldak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarda açıklanan hususlar gözetilmeden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekir.&#60;br /&#62;
	SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet başsavcılığının HUMK'nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 2.5.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "Tüketici Mahkemesinde Dava Açabilmek İçin Gerekli Meblağ Sınırı"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/tuketici-mahkemesinde-dava-acabilmek-icin-gerekli-meblag-siniri#post-37</link>
<pubDate>Paz, 23 Nov 2008 19:36:54 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">37@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No	: 2008/4346&#60;br /&#62;
Karar No	: 2008/7975&#60;br /&#62;
Tarih         : 06.06.2008&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;	Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.&#60;br /&#62;
KARAR&#60;br /&#62;
	Davacı, davalının ödemediği 5 adet telefon faturasından doğan toplam 218.30 YTL borcunun tahsili için Lüleburgaz 1. İcra Müdürlüğünün 2006/3726 Esas sayılı dosyasıyla yaptıkları takibe haksız itirazının iptaline, takibin devamına ve alacağın %40'ı oranında tazminata karar verilmesini istemiştir.&#60;br /&#62;
	Davalı, davaya cevap vermemiştir.&#60;br /&#62;
	Mahkemece, davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin 218.30 YTL asıl alacak ve faizleri yönünden devamına, asıl alacak miktarı üzerinden %40 oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleşen hüküm Yargıtay Başsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiştir.&#60;br /&#62;
	4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 sayılı Kanunla değişik 22. maddesinin 5. fıkrasına göre; değeri 500 YTL'nin altında bulunan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler. Tüketici Sorunları Hakem heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesinin vereceği karar kesindir. Bu hüküm uyarınca 4077 sayılı Kanunun uygulanmasından kaynaklanan ve dava tarihi olan 2007 yılı itibariyle 792,12 YTL'den az olan uyuşmazlıklarda Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulmadan mahkemede dava açılamaz.&#60;br /&#62;
	Dosyanın incelenmesinden, dava konusu asıl alacak miktarının 218.30 YTL olduğu ve davacının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurmayarak doğrudan Tüketici Mahkemesinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece 4077 sayılı Yasanın 22/5 maddesi hükmüne göre dava açabilme şartı gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, hükmün bozulması gerekir.&#60;br /&#62;
	SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının HUMK'nun 427/6 maddesine dayalı kanun yararına bozma isteğinin kabulü ile hükmün sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 6/6/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>

</channel>
</rss>
