<?xml version="1.0"?><!-- generator="bbPress" -->

<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
>

<channel>
<title>Türk Hukuk Rehberi.Net: Güncel konular</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</link>
<description>Türk Hukuk Rehberi.Net: Güncel konular</description>
<language>en</language>
<pubDate>Fri, 30 Jul 2010 08:42:08 +0000</pubDate>

<item>
<title>yonetici konu: "Eşit İşlem Borcunun Aynı Durumda Olan İşçiler Açısından Anlam İfade Etmesi"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/esit-islem-borcunun-ayni-durumda-olan-isciler-acisindan-anlam-ifade-etmesi#post-82</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 15:20:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">82@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No : 2007/14473&#60;br /&#62;
Karar No : 2007/21553&#60;br /&#62;
Tarih : 03.07.2007&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Taraflar arasındaki, liyakat ödülünün ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 3.7.2007 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat G. E ile karşı taraf adına Avukat R. R geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : Davacı işçi, emeklilik sebebiyle işyerinden ayrıldığını ve yönetim kurulu kararı uyarınca hak kazandığı liyakat priminin kendisine ödenmediğini ileri sürerek, bu konuda istekte bulunmuştur. Davalı işveren ise davacının dayandığı yönetim kurulu kararında liyakat primine hak kazanmak için belli koşullar öngörüldüğünü, davacının emekli olmak suretiyle işyerinde ayrılmış olması sebebiyle bu hakkı kazanmadığını savunmuştur. Mahkemece, davacının imzaladığı ibranamede liyakat priminin ödeneceğinin öngörüldüğü ve yönetim kurulu kararına göre işverence iş sözleşmesi feshedilenlere ödeneceği kabul edildiği halde emeklilik sebebiyle iş sözleşmesi sona eren davacı işçiye ödenmemesinin eşitsizlik doğurduğunu ve bazı emekli olan işçilere bu türden ödeme yapıldığı gerekçesiyle 180.596.13 YTL olarak hesaplanan isteğin taleple bağlı kalınarak kabulüne dair karar verilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Öncelikle belirtmek gerekir ki, davacı işçinin imzalamış olduğu ibranamede davacıya liyakat primi ödeneceği kuralı mevcut değildir. Bu konuda dosyaya sunulan başkaca işçilerle ilgili ibranameler, mahkemece davacı işçinin imzaladığı ibraname olarak değerlendirilmiştir&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62;  Kararın gerekçesi bu yönde dosya içeriğine uygun düşmemektedir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Dosya içinde bulunan davacının dayandığı tarihsiz yönetim kurulu kararında, liyakat primine hak kazanabilmek için C. şirketinden davalı şirkete intikal eden bir işçinin bu intikal anında 45 yaşını doldurması ve işverence 5 yıl içinde iş sözleşmesinin feshedilmiş olması gibi koşullar öngörülmüştür. Anılan kararda işçi tarafından emeklilik suretiyle fesih halinde liyakat primine hak kazanılacağı kuralı mevcut değildir. Yönetim kurulunun davaya konu kararında C. şirketinden intikal eden personele işveren 5 yıl çalışma yönünden belli bir iş güvencesi sağlanmıştır. İş sözleşmesinin emeklilik sebebiyle işçi ta.rafından feshinin, işveren feshi ile aynı mahiyette olmadığı açıktır. 4857 sayılı İş Kanununun 5. maddesinde düzenlenen işverenin eşit davranma borcu, maddede sözü edilen aynı durumdaki işçiler bakımından bir anlam ifade etmektedir. Emeklilik suretiyle işyerinden ayrılan davacı işçinin, yönetim kurulu kararı ile getirilen ve belli bir süreden önce fesih halinde liyakat pirimi ödenmesini öngören, bu yönüyle iş güvencesi sağlayan hükümden, yararlanması mümkün değildir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Liyakat kelimesi, layık olma yaraşırlık ve uygunluk anlamına gelmektedir. Buna; göre davacının liyakat primine hak kazanabilmesi için liyakat sahibi olması gerekir. Dosya içindeki bilgi ve belgelere göre davacı işçi Yatırımlar Servis Müdürü olarak çalıştığı işyerinde, tedarikçi bir firmadan bu firma ile daha fazla iş yapılması karşılığında menfaat temin etmiş ve komisyon bedeli olarak çekler almıştır. Anılan çeklerin bir kısmı tahsil edilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Olayın açığa çıkması üzerine yapılan soruşturma sırasında istifa ettiğine dair 4.8.2004 tarihli dilekçesini vermiş, ardından işverene başvurarak dilekçesinin işlemi konulmamasını ve emeklilik hakkını kazanmış olması sebebiyle emekliye ayrılacağın bildirmiştir. Davalı işveren işçinin bu talebini kabul ederek emeklilik sebebiyle feshe bağlı olarak kıdem tazminatını ödemiştir. Feshin emeklilik suretiyle gerçekleştiği hususu tarafta arasında tartışmasız ise de, davacının liyakat primine hak kazanabilmesi noktasında anılan fesih işlemi öncesinin de değerlendirilmesi gerekir. Gerçekten davacının bahsi geçen davranışı ile soruşturma sırasında istifa etmiş olması dikkate alındığında, prime layık olmadığı anlaşılmaktadır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davalı işveren işyerinde emekli olan ya da olmayan bazı işçilere liyakat prim ödemiş, ancak aynı durumda olan bazı işçilere ödeme yapılmamıştır. Liyakat prim konusunda yönetim kurulu tarafından alınmış 22.12.2000 tarih ve 10 sayılı ve 28.2.200 gün ve 269 sayılı iki karar daha bulunmaktadır. Her iki kararda da liyakat prim ödenmesinin yönetim kurulunun taktirinde olduğu ifade edilmiştir, işyerinde belli bir kurala tabi olmaksızın tamamen yönetim kurulunun inisiyatifi ile birkaç işçiye liyakat pirimi ödemesi yapıldığı görülmektedir. Bu durum, davacı işçiye liyakat primi ödemesi yapılmasını gerektirmemektedir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Dosya içeriğine davacı işçiye liyakat pirimi ödemesi gerektiğine yönünde bir sonuca varılamadığı gibi hesap yöntemi konusunda da herhangi bir bilgiye ulaşılamamıştır. Davacının bildirdiği ve tamamen varsayıma dayanan bir formülle hesaplamaya gidilmiştir. Davacı vekilinin sözünü ettiği hesap yöntemi, bilirkişi tarafından, ödeme yapılan üç işçi yönünden denenmiş ve bahsi geçen kişilere ödenen miktarlardan çok farklı sonuçları ulaşılmıştır. Yapılan açıklamalara göre davacının liyakat primine hak kazanamadığı anlaşılmakla anılan isteğin reddi gerekirken, mahkemece yazılı şekilde kabulü hatalı olmuştur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, Davalı yararına takdir edilen 500.00 YTL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03.07.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "İşçiye Zam Yapılmamasının Haklı Fesih Nedeni Olmayabileceği"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/isciye-zam-yapilmamasinin-hakli-fesih-nedeni-olmayabilecegi#post-81</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 15:16:30 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">81@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No : 2004/19803&#60;br /&#62;
Karar No : 2005/8930&#60;br /&#62;
Tarih : 17.03.2005&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla çalışma ve yıllık izin ücreti, tatil gündelikleri, ikramiye, ciro primi ile ücret alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yerel mahkeme, isteği kısmen kabul etmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;2- İşverenin işçiye zam yapmaması işçi için haklı fesih sebebi olmaz; kaldı ki aynı işyerinde o dönem için hiçbir işçiye zam yapılmamıştır&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62; İşverenin eşit işlem borcunda aykırılık eylemi bulunmamaktadır. Şu durumda işçinin iş sözleşmesini feshi haksız olup kıdem tazminatı isteminin reddi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "Aynı İşlemden Sorumlu Olanlardan Yalnızca Birisinin İşten Çıkarılması"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/ayni-islemden-sorumlu-olanlardan-yalnizca-birisinin-isten-cikarilmasi#post-80</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 14:55:22 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">80@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No : 2004/7540&#60;br /&#62;
Karar No: 2005/2732&#60;br /&#62;
Tarih : 01.02.2005&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Taraflar arasındaki ihbar, kıdem ve kötü niyet tazminatları, fazla çalışma ve izin ücreti ile hafta tatili gündeliğinin ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatınca istenilmesi ve davacı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 1.2.2005 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : 1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm temyiz itirazlarıyla davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;2- Davacı işçi iş sözleşmesinin işverence haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinde bulunmuş, mahkemece her iki isteğin de reddine karar verilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, davalıya ait bankada operasyon yönetmeni olarak görev yapmıştır. Aynı şubede pazarlama yetkilisi olarak çalışan S. A.'ın yapmış olduğu usulsüz bankacılık işlemleri sebebiyle bankanın zarara uğratıldığı ve davacının da Şube Yönetimi EI Kitabında belirlenen denetim görevini yapmadığı ileri sürülerek disiplin kurulu kararı doğrultusunda ve Personel Yönetmeliğinin 116. maddesi uyarınca iş sözleşmesi feshedilmiştir. Ancak, aynı yönetmeliğin 107. maddesi uyarınca disiplin kurulu tarafından işçinin savunmasının alınması gerektiği halde davalı işverence bu yola gidilmemiştir. Öte yandan, şube müdürünün bankadaki işlemlerden birinci derecede sorumlu olduğu belirtildiği halde, aynı karar doğrultusunda şube müdürü hakkında ihtar cezası uygulandığı görülmektedir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davalı bankanın hazırlamış olduğu Şube Yönetimi El Kitabına göre, pazarlama yetkilisi doğrudan şube müdürüne bağlı olarak görev yapmaktadır. Operasyon yönetmeni olan davacının, pazarlama yetkilisi ile astlık ya da üstlük ilişkisi bulunmamaktadır. Anılan el kitabında davacının işlemsel sorumluluklarının açıklandığı 3.2.4. bölümde, pazarlama yetkililerinin işlemlerinin denetlenmesi görevi davacıya verilmişse de, pazarlama yetkilisinin doğrudan şube müdürüne bağlı olarak çalıştığı dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Buna göre adı geçen şahsın usulsüz işlemlerinden sorumluluk birinci derecede şube müdürüne ait olmalıdır. Nitekim bu husus Müfettiş raporu ile disiplin kurulu kararında da belirtilmiştir. Buna rağmen şube müdürü, uyarı cezası ile cezalandırılmış ve olayda daha az sorumluluğu olan davacı işçinin ise iş sözleşmesi feshedilmiştir&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62; Bu şekilde davalı işveren, işçiye karşı eşit işlem yapma borcuna aykırı davranmıştır. Böyle olunca feshin haklı olduğunun kabul edilmesi mümkün değildir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde isteklerin reddi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "Mesai Saatleri İçinde İşyerinde Toplantı Yapan İşçilerin Sadece Bir Kısmının İşten Çıkarılması"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/mesai-saatleri-icinde-isyerinde-toplanti-yapan-iscilerin-sadece-bir-kisminin-isten-cikarilmasi#post-79</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 14:52:08 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">79@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No  : 2005/11204&#60;br /&#62;
Karar No : 2005/14365&#60;br /&#62;
Tarih      : 25.04.2005&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : İş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanununun 18 ve devamı maddelerine aykırı olarak feshedildiğini iddia eden davacı, feshin geçerli nedenle yapılmadığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davalı, asıl işverenle yaptığı sözleşme hükümlerine göre hareket ettiğini ve talimatı uygulamak zorunda kaldığını, işyerinde meydan gelen işi bırakma eylemi nedeni ile, zarar meydan geldiğini ve asıl işverenin işçilerin savunmasını aldığını, feshin asıl işverence iradesi dışında gerçekleştirildiğini savunmuştur&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Mahkemece, davacı işi bırakma eylemine katıldığını, işin durmasına ve işyerinin zarara uğramasına neden olunduğunu, feshin haklı olduğu gerekçesi ile istemin reddine karar verilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Dosya içeriğine göre, davalının fesih işlemini, asıl işveren konumunda olan P. A. Gıda San. A.Ş.'nin istemi üzerine gerçekleştirildiği, davacının işyerinde 30 işçi ile birlikte mesai saatleri içinde yaklaşık 1,5 saat toplantı yaptığı, işi bıraktığı ve zarara neden olduğunun belirtildiği, asıl işverence davacı ve bir kısım işçinin savunmalarının alındığı, özellikle halen işyerinde çalışan tanığın anlatımına ve belgelere göre, asıl işverene bağlı çalışan ve işveren temsilcisi konumunda olan işçinin, işçilere kötü davranışının şikayet edilmesi üzerine işyerinde toplantının işletme müdürü ve şefinin bilgisi dahilinde gerçekleştiği, toplantıya katılanların aynı gün mesai yapmadıkları 1,5 saat için, vardiya bitiminden sonra yaklaşık 3-4 saat çalıştıkları, böylece toplantı karşılığı çalışılmayan sürenin fazlası ile telafi edildiği, işverenin bir zararının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Ayrıca toplantıya 30 işçi katıldığı belirtilmesine rağmen, sadece davacının da bulunduğu 4 işçinin iş sözleşmelerinin feshi, eşit işlem yapma borcuna aykırılık teşkil etmektedir&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62; Kaldı ki davalı alt işveren, fesihte iradesinin oluşmadığını da açıklamıştır. Somut bu olgulara göre, iş sözleşmesinin feshinin haklı olduğuna ve davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. Feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmesi gerekir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;4857 sayılı İş Kanununun da düzenlenen ve feshin geçersizliğinin sonucuna bağlanan işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücret alacağı, davacının başvurusu ve davalının işe başlatmaması halinde uygulanması gereken tespit niteliğinde hükümler olduğundan, talep olsun olmasın, resen miktar belirtilmeksizin karar altına alınmalıdır. Ayrıca tespit niteliğindeki bu hüküm nedeni ile, karar harcı ve vekalet ücretinin maktu olarak takdiri gerekir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : 4857 sayılı İş Yasasının 20/3. maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;2. Feshin GEÇERSİZLİGİNE ve davacının İŞE İADESİNE,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;3. Davacının yasal süre içinde başvurusuna rağmen davalı işverence süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak takdiren davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında BELİRLENMESİNE,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;4. Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının davalıdan tahsilinin GEREKTİĞİNE,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;5. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;6. Davacının yapmış olduğu 29 YTL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;7. Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 350.- YTL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;8. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, kesin olarak 25.4.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "İşçinin Bir Başka İşyerine Naklinin Eşit İşlem Borcuna Aykırı Olması"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/iscinin-bir-baska-isyerine-naklinin-esit-islem-borcuna-aykiri-olmasi#post-78</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 14:48:11 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">78@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No : 2007/14259&#60;br /&#62;
Karar No : 2007/28745&#60;br /&#62;
Tarih   : 01.10.2007&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : Davacı işçi, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan işverence feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücretinin belirlenmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davalı işveren, sözleşmedeki yetkiye dayanılarak davacının Ne ... şubesinde görevlendirildiğini, davacının görevlendirildiği yerde işbaşı yapmadığı gibi, nakilden önceki işyerine de gelmediğini, bu arada banka tarafından düzenlenen eğitime de mazeretsiz olarak katılmadığını, iş sözleşmesinin işe gelmemek suretiyle davacı tarafından feshedildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Mahkemece Ne ... şubesine tayin edilen davacının değişikliği kabul etmemesi halinde önceki görev yerine gelmesi gerektiği, davacının önceki görev yerine gelmediği gibi, görevlendirildiği şubede de işbaşı yapmadığı, iş sözleşmesinin bu şekilde kendisi tarafından sonlandırıldığı, davalı tarafça gönderilen ihtarnamenin içerik itibariyle iş sözleşmesinin işçi tarafından feshedildiğinin tespiti ve bildirilmesi niteliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Dosya içeriğine göre davalı bankanın Ni... şubesinde operasyon yetkilisi olarak çalışan davacının Ne .. şubesine naklen atandığının bildirildiği, davacının naklen atandığı şubede işbaşı yapmamak suretiyle iş sözleşmesinin kendisi tarafından sona erdirilmiş olduğunun davalı işverence ihtarname ile bildirildiği anlaşılmaktadır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı İş Kanununun 22.maddesine aykırı olarak, yazılı bir naklen atama yazısının kendisine tebliğ edilmediğini, atamanın toplu iş sözleşmesinin 10.maddesine uygun yapılmadığını ve ayrıca istemediği halde ilişiğinin kesilmesi nedeniyle Ni ... şubesinde çalışmaya devam edemediğini ileri sürmüştür.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Naklen atamanın yapıldığı tarih itibariyle işyerinde yürürlükte bulunan toplu iş sözleşmesinin 10.maddesinde bankanın personelini aynı şehirdeki veya diğer şehirdeki ünitelere ve görevlere nakletmek ve atamakta serbest olduğu, ancak şehir dışı nakillerde ve atamalarda üye işçinin eşinin bir hizmet akdi ile bağlı olarak çalışıp çalışmadığı, öğrenim yapan çocukları varsa gidilecek yerde ihtiyacı halinde yabancı dilde öğretim yapan okullar bulunup bulunmadığı ve üye, eşi ve velayeti altındaki veya reşit olmakla birlikte orta öğretime devam eden çocukları ile bakmakla yükümlü oldukları anne ve babasının mevcut hastalıklarının gidilecek yerde tedavi imkanın olup olmadığının göz önünde tutulması gerektiği düzenlenmiştir. Aynı maddenin ( B ) bendinde ise kısaca işyerinde çalışan üyenin toplu iş sözleşmesi döneminde evlenmesi halinde eşinin çalıştığı yerde birden fazla işyeri varsa bir defaya mahsus olmak üzere atanacağı belirtilmiştir. Toplu iş sözleşmesinin söz konusu düzenlemesinin aileyi korumaya yönelik olduğu açıktır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı işçi 19 yıllık bir işçi olup, eşinin Ni.. İl Özel İdaresinde Mal Hizmetler Müdürü olarak 657 S.K.na tabi olarak çalıştığı, çocuğunun Ni.. Anadolu Lisesi 10/D sınıfında okuduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Buna göre davacımı belirtilen ailevi özelliklerinin naklen atamada toplu iş sözleşmesinin anılan hükmüne aykırı olarak dikkate alınmadığı anlaşılmaktadır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Öte yandan, dosya kapsamına göre davalı banka Genel Müdürlüğünün Yönetin Kurulu Başkanlığına gönderdiği 25.9.2906 tarihli yazıda 14.6.2006 günü davacı ile aynı bankada Bireysel Müşteri İlişkileri Yönetici Yardımcısı arasında sözlü tartışma yaşandığı ve takibinde diğer personelin davacıya fiziki saldırıda bulunduğu belirtilerek davacıya ihtar diğer personele ise kınama cezası verilmesinin istendiği, yazının üzerine &#34;ikisinden birisinin ( en uygun alanının ) diğer bir şubeye atanması&#34; şeklinde şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır Genel Müdürlükçe yazılan söz konusu yazıda daha ağır ceza verilmesi istenen kişinin değil de davacının naklen atama için seçilmesi İş Kanunu'nun 5&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62; maddesinde öngörülen eşit işlen borcuna da uygun düşmemektedir. Bu konuda ayrıca belirtmek gerekir ki, Dairemizin uygulamasına göre işverenin sözleşmeyle nakil yetkisini saklı tutması mümkündür. Ancak her hak gibi, nakil yetkisinin de iyiniyet kurallarına uygun olarak kullanılması gerekir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Çalışmakta olduğu işyerinden ilişiği kesilerek çalışması engellenen, toplu iş sözleşmesine ve yasaya aykırı olduğu için naklen atandığı şubede göreve başlamayan davacının devamsızlık yaptığı kabul edilemez. Mevcut olgulara göre iş sözleşmesi davalı işverence geçerli neden olmadan feshedilmiş olduğundan davacının işe iadesine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi hatalı olmuştur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Yukarıda belirtilen nedenlerle;&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;1- ) Ni .. İş Mahkemesinin 28.2.2007 gün ve 107-16 sayılı kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;2- ) İşverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;3- ) Davacının yasal sürede işe başvurmasına rağmen, işverenin süresi içinde işe başlatmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının fesih nedeni ve kıdemi dikkate alınarak 7 aylık ücreti olarak belirlenmesine,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;4- ) Davacının işe iade için işverene süresi içinde başvurması halinde hal kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar en çok dört aylık ücret ve diğer haklarının davacıya ödenmesi gerektiğinin belirlenmesine,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacının işe başlatılması halinde varsa ödenen ihbar ve kıdem tazminatımı bu alacaktan mahsubuna,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;5- ) Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;6- ) Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihinde yürürlükte olan tarifeye göre 450.YTL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;7- ) Davacı tarafından yapılan ( 62.20 ) YTL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davalının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;8- ) Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, kesin olarak oybirliğiyle, 01.10.2007 tarihinde karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "Birlikte İstihdam ve Eşit İşlem Borcuna Aykırılık"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/birlikte-istihdam-ve-esit-islem-borcuna-aykirilik#post-77</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 14:45:19 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">77@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No  : 2007/33247&#60;br /&#62;
Karar No : 2008/114&#60;br /&#62;
Tarih      : 12.02.2008&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Taraflar arasındaki, ücret farkı ile eşit davranma borcuna aykırılık Tazminatının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 12.02.2008 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : Davacı işçi, davalıya ait işyerinde insan kaynakları müdürü olarak çalıştığını ve diğer işçilere ücret artışı yapıldığı halde 2004 yılı Aralık ayından itibaren kendisine hiç ücret artışı uygulanmadığını ileri sürerek ücret farkı ile eşit davranma borcuna aykırılık tazminatını talep etmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davalı işveren, davacının davalı şirket dışında aynı guruba ait olan B.Holding Anonim Şirketi ile Öz-il Otomotiv Limited Şirketinden de aylık ücret aldığını, her üç şirketin davacı adına sosyal güvenlik destek primi yatırdığını ve toplam ücretler dikkate alındığında davacının guruba ait diğer tüm şirketlerde ödenen aylık ücretlerden fazla gelirinin olduğunu savunmuştur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Mahkemece, davacının aynı guruba ait olsa da farklı tüzel kişiliğe haiz şirketlerden ödeme yapılmış olmasının eşit davranma yükümünü ortadan kaldırmayacağı ve 2004 yılı Aralık ayından itibaren davacı işçiye davalı şirket tarafından ücret artışı uygulanmamış oluşunun davalı işverenin eşit davranma borcuna aykırılığı oluşturduğu gerekçesiyle dava konusu isteklerin kabulüne karar verilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacının davalı şirket yanında aynı guruba ait diğer şirketlerden ücret aldığı ve her üç şirkete karşı insan kaynakları müdür sıfatıyla sorumluluğunun olduğu dosya içindeki bilgi ve belgelerle taraflar beyanlarından anlaşılmaktadır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Dairemizin 27.2.2006 gün 2006/1163 E, 2006/ 4714 K. kararında da belirtildiği üzere, işçinin aynı guruba ait şirketlerin bir kısmına ya da tamamına birlikte hizmet vermiş olması ve bu çalışmaların kısmi çalışma şeklinde ayrıştırılmasının mümkün olmaması halinde birlikte istihdam olgusundan söz edilir. Somut olayda da, davacının davalı şirket dışında B.Holding Anonim Şirketi ile Öz-il Otomotiv Limited Şirketlerine aynı anda hizmet verdiği ve sorumluluk üstlendiği buna karşın her üç şirketten ücret aldığı anlaşılmaktadır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;4857 sayılı İş Kanununun 5. maddesinde işverenin eşit davranma borcu düzenlenmiş, işverenin buna aykırı davranması halinde işçinin, 4 aya kadar ücreti tutarında bir tazminat ile yoksun kaldığı hakları talep edebileceği hükme bağlanmıştır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Eşitlik ilkesi aynı durumda olan işçiler yönünden geçerlidir. Başka bir anlatımla işverenin, farklı konumda olan işçiler bakımından eşit davranma yükümü yerine yönetim hakkı kapsamında farklı davranma serbestisinden söz edilir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Somut olayda da davacının birlikte istihdam edilen bir işçi olduğu gözetilerek bir değerlendirmeye gidilmelidir. Davacının davalı işverenin diğer bir işçi ya da aynı guruba ait başka bir işçi ile karşılaştırılması doğru olmaz. Birlikte istihdam: oluşturan işverenlerin eşit davranma yükümü, kural olarak birlikte istihdama dahil işçiler yönünden hüküm ifade eder.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı işçinin davalı işveren tarafından ödenen ücretleri Aralık 2004 ayından itibaren artmamış olsa da, B. Holding Anonim Şirketi ile Öz-il Otomotiv Limited Şirketleri tarafından ödenen ücretler sürekli artmış durumdadır. Davalı işveren bu sebeple davacının toplam gelirleri itibarıyla aynı guruba ait şirketlerin diğer çalışanlarının hepsinin üzerinde ücret ödendiğini savunmuştur.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Somut olay yönünden çözümü gereken konu davacı gibi birlikte istihdam edilen diğer işçiler olup olmadığını belirlemek ve davacı ile bu işçiler bakımından işverenin eşit davranma borcuna aykırılığın olup olmadığını tespit etmekten ibarettir Yoksa gurubu oluşturan şirketlerden birinde işçilere uygulanan ücret artışlarının olduğu gibi birlikte istihdama dahil işçilere de uygulanması gerekmez. Bu itibarla davacı işçi yönünden B. Holding ticaret ve finans müdürü ücretleri dikkate alınarak değerlendirme yapılması doğru olmamıştır&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62; Her şeyden önce sözü edilen çalışanın birlikte istihdam kapsamında olup olmadığı bilinmemektedir. Mahkemece eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 12.02.2008 gününde oybirliği ile karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "Kavga Eden İşçilerden Sadece Birinin İşten Çıkarılması ve Eşit İşlem Borcuna Aykırılık"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/kavga-eden-iscilerden-sadece-birinin-isten-cikarilmasi-ve-esit-islem-borcuna-aykirilik#post-76</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 14:41:48 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">76@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No   : 2004/8413&#60;br /&#62;
Karar No : 2004/24957&#60;br /&#62;
Tarih       : 04.11.2004&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı ile ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : Davacının, davalının işyerinde işverenin diğer işçisi N.S.'ye hakaret ve darp etmesi sebebiyle 1475 Sayılı Yasanın 17/II-ç maddesi gereğince hizmet akdinin davalı işveren tarafından feshedildiği kabul edilerek ihbar ve kıdem tazminatı istekleri reddedilmişse de, bu olayla ilgili olarak N. S. tarafından davamızın davacısı G.T. aleyhine açılan şahsi davada Edirne Sulh Ceza Mahkemesinin 2001/1931 Esas dosyasının yargılaması sonunda verilen kararda hakaret fiilinin gerçekleşmediği kabul edilmiş, ancak müessir fiilin subut bulduğu kabul edilerek sanığın mahkumiyetine ve cezanın ertelenmesine karar verilmiş, karar Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 8.10.2003 tarihli kararıyla onanarak kesinleşmiştir. Ceza mahkemesi kararı gerekçesinde kavganın şahsi davacı N.S. tarafından başlatıldığı olayda hafif tahrikin varlığı kabul edilerek TCK'nın 51/1 maddesi gereğince ceza indirimi yapılmıştır. Gerek ceza dosyasındaki kanıtlardan, gerekse dosya içeriğinden tarafların karşılıklı olarak birbirlerini darp ettikleri anlaşılmaktadır. Olay mesaiden sonra soyunma odasında meydana gelmiştir. Ceza kararında olayı başlattığı kabul edilen N&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62; S.'nin bu olay sebebiyle iş akdinin feshedilmediği ileri sürülmüştür. Davacının kaşını yararak yaralama fiilini ika eden N. S.'nin hizmet akdi bu olay nedeni ile feshedilmeyerek eşit işlem borcuna aykırı davranıldığı gibi dokuz yıl kıdemi bulunan davacının diğer işçiye sataştığı da kanıtlanamadığından, ihbar ve kıdem tazminatı alacak miktarları belirlenerek istekler hüküm altına alınmalıdır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 4.11.2004 gününde karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "İşyerinde Sadece Bir İşçiye Zam Yapılmaması ve Eşit İşlem Borcuna Aykırılık"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/isyerinde-sadece-bir-isciye-zam-yapilmamasi-ve-esit-islem-borcuna-aykirilik#post-75</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 14:38:56 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">75@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No   : 2004/8671&#60;br /&#62;
Karar No  : 2004/24558&#60;br /&#62;
Tarih       : 01.11.2004&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, ihbar ve kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti ile hafta tatili ücretinin, karşı davacı ise ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış, karşı davayı reddetmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : 1&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62; Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;2. Dosya içeriğinden davalı işverenin işyerinde davacı dışındaki tüm işçilere ücret zammı yaptığı halde davacının ücretine zam yapmadığı, bu hususu davalı ile davacının görüştüğü buna rağmen davalı işverenin davacı ücretine zam yapılmayacağını açıklaması üzerine mesai bitiminde davacının işyerinden ayrıldığı; anahtarı işyerine bıraktığı; bir daha işyerine gelmemek suretiyle iş aktinin davacı tarafından sona erdirildiği anlaşılmaktadır. İşveren diğer işçilerin ücretlerine zam yaptığı halde davacı ücretlerine zam yapmamak suretiyle eşit işlem yapma borcuna aykırı davrandığı davacının ısrarına rağmen bu eylemini sürdürdüğü; bu nedenle hizmet aktini davacının feshetmekte haklı olduğu sonucuna varıldığından, ihbar tazminatının reddedilmesi doğru ise de kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 1.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "Daha Az Ücret Artışı ve Eşit İşlem Borcuna Aykırılık"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/daha-az-ucret-artisi-ve-esit-islem-borcuna-aykirilik#post-74</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 14:35:26 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">74@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No  : 2003/18893&#60;br /&#62;
Karar No : 2004/7996&#60;br /&#62;
Tarih      : 08.04.2004&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, kıdem tazminatı, ikramiye ile ücretli izin alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yerel mahkeme, davayı reddetmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : Davacı, davalı işverenin ikramiyeleri tek taraflı olarak kaldırması, muvafakat etmediği için ücret zammından aynı işi yapan diğer işçilere nazaran eksik yararlandırılması nedeniyle hizmet sözleşmesini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ücret farkı, ikramiye ve yıllık izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Mahkemece, davacının, davalı tarafından ikramiyelere ilişkin yayınlanan duyuru ve genelgeleri ihtirazi kayıtsız imzaladığı, beş ay sonra ayrılmış olmasına göre istifa etmiş sayılacağından sözedilerek davanın reddine karar verilmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Dosyadaki bilgi ve belgelerden, 3.7.2001 tarihli genelgede, ücreti 200.000.000 TL.den yüksek olan işçilerinin ikramiye miktarının 200.000.000 TL. ile sınırlandırıldığının; 26.2.2002 tarihli duyuruda ise, 1.1.2002 tarihinden itibaren ikramiyelerin kaldırıldığı, 200.000.000 TL. ile sınırlandırılan her bir dönem ikramiyesinin o tarih itibarıyla aylara bölünerek ücrete eklendiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, hizmet sözleşmesini 21.8.2002 tarihinde feshetmiştir. Ağustos 2002 ayına ait olduğu belirtilen ücret bordrosunda bir &#34;ek ödeme&#34; bulunmaktadır. Bu miktar son üç aylık ikramiye tutarına yakın bir miktardır. Bu durum davalı ve davacıya açıklattırılmalıdır. Mayıs-Haziran-Temmuz dönemi ikramiyesi olduğu belirlendiği takdirde, her ay bölünerek ödeneceği belirtilen ikramiyenin, fesihten sonra ödendiği sonucu doğmaktadır ki, bu durumda davacının hizmet akdini haklı olarak feshettiğinin kabulü gerekir. Ayrıca, davacı, davalının eşit işe eşit işlem borcuna aykırı davrandığını, emsallerine daha fazla zam verildiğini, kendi ücretine ise, %10 zam yapıldığını ileri sürmüştür. Zam verilip verilmediği konusunda davalının çeşitli tarihlerdeki savunma ve itirazları çelişkilidir. Gerektiğinde işyerinde belgeler üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak davacı ve emsallerine Ağustos 2002 ayı itibarıyla ne kadar zam yapıldığı davacıya eksik zam uygulanıp uygulanmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62; Eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 8.4.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>
<item>
<title>yonetici konu: "İşçinin İş Sözleşmesinin Eşit İşlem Borcuna Aykırı Olarak Askıya Alınması"</title>
<link>http://www.turkhukukrehberi.net/forum/topic/iscinin-is-sozlesmesinin-esit-islem-borcuna-aykiri-olarak-askiya-alinmasi#post-73</link>
<pubDate>Cum, 28 Nov 2008 14:31:40 +0000</pubDate>
<dc:creator>yonetici</dc:creator>
<guid isPermaLink="false">73@http://www.turkhukukrehberi.net/forum/</guid>
<description>&#60;p&#62;YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ&#60;br /&#62;
Esas No   : 2003/17019&#60;br /&#62;
Karar No : 2004/5650&#60;br /&#62;
Tarih       : 22.03.2004&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacı, ihbar, kıdem ve kötüniyet tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Karar : 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;2- Dosyadaki bilgi ve belgelerden işyerinde mevsimlik işçi olarak çalışan davacının diğer işçilerden farklı olarak Ocak ayında iş sözleşmesini askıya alındığı diğer işçilerin ise Mart ayı sonuna doğru iş akitlerinin askıya alındığı iddia edilmiş ve davacı tarafından işverenin iş akdini feshettiği iddiası ile dava konusu alacakların tahsili için dava açıldığı görülmüştür.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;Davacının iş sözleşmesi aynı işyerinde çalışan diğer işçilerden daha önce askıya alınmak suretiyle işverence feshedilmiştir. Zira işverenin davranışı işçiler arasında eşit işlem yapma kuralına aykırıdır. Davacının bu davayı açtıktan sonra yeni sezon için ise davet edilmiş olması bu olguyu değiştirmez. Böyle olunca davacının, ihbar tazminatı alacağının da hüküm altına alınması gerekir&#60;a href=&#34;http://www.turkhukukrehberi.net/forum/&#34; title=&#34;Turk Hukuk Rehberi.Net&#34;&#62;.&#60;/a&#62; Aksi düşünce ile bu isteğin reddine karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.&#60;/p&#62;
&#60;p&#62;SONUÇ : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
&#60;/p&#62;</description>
</item>

</channel>
</rss>
