Kredi Kartı Ücretinin Ayrı Müzakere Edilmesi ve Sözleşmenin 12 Punto Koyu Siyah Harfli Olması Gereği
Â
Banka Kredi Kartı Üyelik Aidatı İle İlgili Karar
YARGITAY 13. HUKUK DAİRESİ KARARI
Esas No           : 2008/15042
Karar No         : 2009/5386
Mahkemesi    : Dinar Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi              : 13/12/2007
Numarası        : 2007/204-2007/382
Davacı            : Akbank A.Ş vekili avukat Ali Akdağ
Davalı             : Yılmaz Karapınar vekili avukat N. Metehan Aydın
            Taraflar arasındaki satıcının Hakem Kurulu kararına itirazı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Kanun yararına bozulması istenilmekle dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
            Davacı banka, kredi kartı kullanıcısı olan davalının Tüketici Sorunları Hakem Heyetine baÅŸvurusu üzerine, bankaca kredi kartı sözleÅŸmesine göre hesabından kesilen yıllık 60 YTL üyelik ücretinin iadesine karar verildiÄŸini, halbuki, bu ücretin alınacağının sözleÅŸme ile kararlaÅŸtırıldığı gibi, ücretin verilen ticari hizmetin karşılığı olup, yasaya aykırı olmadığını ileri sürerek, Dinar Tüketici Sorunları Hakem Heyeti BaÅŸkanlığı’ nın 7/6/2007 tarih ve 2007/05 sayılı kararının iptalini istemiÅŸtir.
            Davalı davanın reddini savunmuştur.
            Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen kredi kartı üyelik sözleÅŸmesine göre, “kart üyelik ücretinin” hizmet karşılığı olduÄŸu, tahsil edilen üyelik ücretinin yasal olduÄŸu, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiÅŸ; miktar itibarı ile kesin olan hüküm Yargıtay Cumhuriyet BaÅŸsavcılığı tarafından kanun yararına temyiz edilmiÅŸtir.
            Dava, davacı banka tarafından kredi kartı kullanıcısı olan davalıdan tahsil edilen kredi kartı üyelik ücretinin, davalı başvurusu üzerine davacı bankadan alınmasına dair Dinar Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptaline ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, yasal düzenlemelere ve aralarındaki sözleşme hükümlerine göre bankanın kredi kartı kullanıcısından kullanım karşılığı yıllık ücret isteyip, isteyemeyeceği hususunda toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için bu konudaki yasal düzenlemeler ile tarafların arasındaki sözleşme hükümlerinin incelenmesi gerekir.
            5464 Sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları kanununun sözleÅŸme ÅŸekli genel iÅŸlem ÅŸartları baÅŸlıklı 6. bölümdeki 24. maddesinin 1. fıkrası “Kart çıkaran kuruluÅŸlar ile kart hamilleri arasındaki iliÅŸkiler, bu kanun ve ilgili diÄŸer mevzuat çerçevesinde en az oniki punto ve koyu siyah harflerle hazırlanacak yazılı sözleÅŸme ile düzenlenir. SözleÅŸmenin bir örneÄŸi kart hamiline ve varsa kefile verilir. SözleÅŸme hükümleri ve kartın kullanımı hakkında kart hamiline ayrıntılı bilgi verilmesi zorunludur.” hükmünü, aynı maddenin 4. fırkasının son cümlesi “SözleÅŸmede kart hamilinin haklarını zedeleyici ve kart çıkaran kuruluÅŸ lehine tek taraflı haksız ÅŸartlar saÄŸlayan hükümlere yer verilemez.” hükmünü getirmiÅŸtir.
            4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 4822 Sayılı Kanunla deÄŸiÅŸik 6. maddesi ile sözleÅŸmelerdeki haksız ÅŸart düzenlenmiÅŸ ve “Satıcı ve saÄŸlayıcının tüketiciyle müzakere etmeden, tek taraflı olarak sözleÅŸmeye koyduÄŸu, tarafların sözleÅŸmeden doÄŸan hak ve yükümlülüklerinde iyi niyet kuralına aykırı düşecek biçimde tüketici aleyhine dengesizliÄŸe neden olan sözleÅŸme koÅŸulları haksız ÅŸarttır. Taraflardan birini tüketicinin oluÅŸturduÄŸu her türlü sözleÅŸmede yer alan haksız ÅŸartlar tüketici için baÄŸlayıcı, deÄŸildir. EÄŸer bir sözleÅŸme ÅŸartı önceden hazırlanmışsa ve özellikle standart sözleÅŸmede yer alması nedeniyle tüketici içeriÄŸine etki edememiÅŸse, o sözleÅŸme ÅŸartının tüketiciyle müzakere edilmediÄŸi kabul edilir. SözleÅŸmenin bütün olarak deÄŸerlendirilmesinden, standart sözleÅŸme olduÄŸu sonucuna varılırsa, bu sözleÅŸmedeki bir ÅŸartın belirli unsurlarının veya münferit bir hükmünün müzakere edilmiÅŸ olması, sözleÅŸmenin kalan kısmına bu maddenin uygulanmasını engellemez. Bir satıcı veya saÄŸlayıcı, bir standart ÅŸartın münferiden tartışıldığını ileri sürüyorsa, bunu ispat yükü ona aittir. 6/A, 6/B, 6/C, 7, 9, 9/A, 10, 10/A ve 11/A maddelerinde yazılı olarak düzenlenmesi öngörülen tüketici sözleÅŸmeleri en az oniki punto ve koyu siyah harflerle düzenlenir … ” hükmü, yine 4077 Sayılı Kanunun deÄŸiÅŸik 6 ve 31 maddelerine dayanılarak hazırlanan Tüketici SözleÅŸmelerindeki Haksız Åžartlar Hakkında YönetmeliÄŸin 7. maddesinde “satıcı, saÄŸlayıcı veya kredi veren tarafından tüketici ile akdedilen sözleÅŸmede kullanılan haksız ÅŸartlar batıldır” hükmü getirilmiÅŸtir.
            Taraflar arasındaki 2/1/2002 tarihli sözleşmenin 14. maddesinde kart kullanıcısından kart kullanım ücretinin alınacağı belirtilmiştir.
            Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında 2/1/2002 tarihli sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin davacı banka tarafından matbu, standart olarak hazırlanıp boş olan kısımların rakam, isim ve adresler yazılarak doldurulduğu, sözleşmenin on iki punto koyu siyah harflerle düzenlenmediği görülmektedir. Davacı, tüketici aleyhine olan ve tüketiciyi kart kullanımı ücreti adı altında bir külfete sokan sözleşme hükmünün tüketici ile ayrıca müzakere edilerek kararlaştırıldığını iddia ve ispat edememiştir. Böyle olunca sözleşmedeki kredi kartı üyelik ücreti alınacağına dair hükmün açıklanan yasa ve yönetmelik hükümleri karşısında haksız şart olduğu kabul edilmelidir. Dolayısıyla davacı bankanın bu sözleşme hükmüne dayalı olarak kredi kartı kullanıcısı davalıdan ücret istemesi olanaklı değildir.
            Bu durumda yasaya uygun olan, Dinar Tüketici Sorunları Hakem Heyeti kararının iptali istemi ile açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yukarda açıklanan hususlar gözetilmeden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekir.
            SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet baÅŸsavcılığının HUMK’nun 427/6. maddesine dayalı kanun yararına bozma isteÄŸinin kabulü ile hükmün sonucuna etkili olmamak üzere BOZULMASINA, 20/4/2009 gönünde oybirliÄŸiyle karar verildi.
Kaynak : 27 Haziran 2009 tarih ve 27271 sayılı Resmi Gazete

