Vergi Denetiminde 6009 Sayılı Yasa İle Yapılan Değişiklik ve Yenilikler-I



VERGİ DENETİMİNDE 6009 SAYILI YASA İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİK VE YENİLİKLER-I

Yaklaşım Dergisi / Mayıs 2011 / Sayı: 221

Yazarlar:
Prof. Dr. Selahattin TUNCER, YMM -
Levent YARALI, Avukat, LL.M.

I- GİRİŞ

Beyana dayalı dolaysız gelir, kurumlar ve veraset vergileri ile dolaylı gümrük, katma değer vergisi ve özel tüketim vergilerinde mükelleflerce vergi dairesine verilen çeşitli vergi beyannamelerinin daha sonra idarece bu işte uzman denetim elemanlarınca denetlenmesi, vergi uygulamasının zor, önemli ve teknik konularından biridir. Verginin tek taraflı olarak idarece götürü, karinelere dayanarak veya bir miktar olarak alındığı dönemlerde beyana gerek kalmadığı gibi, vergi denetimi diye bir sorun da yoktu. Fakat vergi çeşitlerinin artması ve gelir, kurumlar ve katma değer vergisi gibi modern vergiciliğin yayılmasından sonra, beyan esasına dayanan bu vergilerin devreye girmesiyle birlikte vergi denetimi, vergi uygulaması içindeki yerini aldı(1).

Türkiye’de 1950 yılında yürürlüğe giren Büyük Vergi Reformu ile Gelir, Kurumlar Vergisi ve Vergi Usul Kanunu yürürlüğe girmiş, 1985 yılında kabul edilen Katma Değer Vergisi Kanunu ile beyan usulü yaygınlaşmıştır(2). 1949 yılında kabul edilen 5432 sayılı eski Vergi Usul Kanunu ile vergi incelemesi(3), yeni bir kavram olarak Türk Vergi Sistemine girmiştir.

1950 yılında kurulan yeni Türk Vergi Sisteminde vergi denetim hizmetini yerine getirmek amacı ile daha 1945 yılı Mayıs ayı içinde eskinin Hesap Mütehassıslığı mesleği yenilenerek Maliye Bakanlığı’na bağlı ve Maliye Teftiş Kurulu’na paralel, Hesap Uzmanları Kurulu kurulmuş, yeni vergilerin denetiminde görev alacak olan uzman bir kadronun yetiştirilmesi de öngörülmüştür.

Türk Vergi Denetim Sistemi 1950-2010 yılları arası altmış yıllık dönemde değişik aşamalardan geçmiştir. Bunun bir tarihçesini yapmak bu yazının sınırlarını aşar. Fakat 23 Temmuz 2010 tarihinde TBMM’ce kabul edilen ve 6009 sayılı “Gelir Vergisi Kanunu ile Bazı Kanun ve KHK’larda Değişiklik Yapılmasına Dair Torba Yasa(4)nın 9. maddesi ile vergi incelemesinin hukukî açıdan daha güvenceli bir çerçeve içinde yapılması amacıyla(5) VUK’un 140. maddesinde önemli değişiklikler yapılmıştır.

VUK’un 140. maddesinde yapılan vergi İncelemesine ilişkin yeni düzenlemeler(6) büyük önem ve ağırlık taşıdığı için bu ay konumuzu bu değişikliklerin açıklamasına ayırdık. Genç ve değerli yazar arkadaşım, şu anda vatani hizmetini askerî hâkim olarak yapmakta olan Levent YARALI ile aramızda bir işbirliği yaparak bu yazıyı ortaklaşa hazırladık ve sizlere sunuyoruz.

II- YASAL DÜZENLEME

04.01.1961 tarih ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun Yedinci Kısım-İkinci Bölümünde ve 134-141. maddeleri arasında düzenlenen vergi incelemesi ile ilgili yeni yasal düzenlemeler önce yayımlanan bir Torba Yasa içinde sonra da bu Yasa’ya dayanılarak yayımlanan dört ayrı Yönetmelikle gerçekleşmiştir. Şimdi bunları sırasıyla görelim:

A- 23.07.2010 TARİH VE 6009 SAYILI TORBA YASA İLE YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

GVK ile Bazı Kanun ve KHK’de değişiklik yapılması hakkında kısaca Torba Yasa olarak adlandırılan 63 ana madde ile 9 geçici maddeden oluşan bu hacimli Kanun, Resmi Gazete’de yayımlanmıştır(7). Bu Yasa ile Vergi Usul Kanunu’nun vergi denetiminin önemli bir bölümünü oluşturan vergi incelemesi ile ilgili 140. maddesinde önemli bazı değişiklikler yapılmış ve vergi denetim sistemine yenilikler getirilmiştir. Bunları aşağıda ay­rıntılı olarak ele alarak inceleyeceğiz.

B- VERGİ DENETİMİ İLE İLGİLİ DÖRT AYRI YÖNETMELİK(8)

23.07.2010 tarih ve 6009 sayılı Torba Yasa ile vergi de­netiminde gerçekleşen yasal değişiklikler içinde bazı teknik ayrıntı­ların düzenlenmesi Yönetmeliklere bırakılmıştır. Gelir İdaresi Başkan­lığı bu Yasa’dan ve Maliye Bakanlığı Teşkilâtı ile ilgili 178 sayılı KHK’dan aldığı yetkiye dayanarak beş aylık süre içinde dört ayrı Yönetmelik hazırlayarak yılın son günü yayımlanan Resmi Gazete’de bunları bir arada yayımla­mış ve yeni yılda yürürlüğe girmelerini sağlamıştır. Şimdi aşağıya koyduğumuz tabloda bu dört yönetmelikle ilgili toplu bilgiler verilmeye çalışılmıştır.

Tablo: Maliye Bakanlığı Tarafından Yayımlanan Vergi İnceleme ve Denetimi İle İlgili Dört Yönetmelik

Sıra No Başlık – Konu Yasal Dayanak Madde Sayısı
1 Vergi İnceleme ve Denetim Planının Hazırlanması, Uygulanması ve Sonuçlarının İzlenmesine İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Maliye Bakanlığı Teşkilatı Hakkında 178 No.lu KHK. md. 33/B 9
2 Vergi İnceleme ve Denetim Koordinasyon
Kurulu’nun Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik
Maliye Bakanlığı Teşkilatı Hakkında 178 No.lu KHK. md. 33/B 10
3 Rapor Değerlendirme Komisyonlarının Teşekkülü ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik Vergi Usul Kanunu md. 140 21
4 Vergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik Vergi Usul Kanunu md. 140 ve Maliye Bakanlığı Teşkilatı Hakkında 178 No.lu KHK. md. 33/B 26

Kaynak: 31.12.2010 tarih ve 27802 sayılı Resmi Gazete’den taranmak suretiyle tarafımızdan hazırlanmıştır.

Not: Dört Yönetmelik de 01.01.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir.

Böylece 6009 sayılı Torba Yasa’nın 9. maddesi ile VUK’un 140. maddesinde öngörülen değişiklikler ve çıkarılan Yönet­meliklerle Türk Vergi Denetim Sisteminde önemli yenilikler yapılmış ve bu konudaki yasal düzenleme sorunu çözümlenmiştir.

III- ÇOK BAŞLI VERGİ DENETİM HİZMETİ

Bugün Türkiye’de kurulu vergi denetim hizmeti çok başlı bir gö­rünüm arzetmektedir. Memleketimizde vergi inceleme ve denetim hizmeti, Maliye Bakanlığı’nın değişik hizmet birimleri arasında dağılmış durumda­dır. Vergi inceleme ve denetimi yapmaya VUK’un 135. maddesi uyarınca yetkili olanlar unvanları ile birlikte şu şekildedir; maliye müfettişleri ve muavinleri, hesap uzmanları ve yardımcıları, gelirler kontrolörleri ve stajyerleri, vergi denetmenleri ve yardımcıları, İlin en büyük mal memuru olarak defterdar veya vergi dairesi başkanları, vergi dairesi müdürleri.

Vergi incelemesine yetkili olanları bürokratik ve idari sıraya göre ayıracak olursak ortaya şöyle bir tablo çıkmaktadır.

A- DOĞRUDAN MALİYE BAKANI’NA BAĞLI VERGİ DENETİM BİRİMLERİ

Teftiş Kurulu Başkanlığı, Hesap Uzmanları Kurul Başkanlığı, doğrudan Maliye Bakanı’na bağlı olarak hizmet gören, üst derece merkezi vergi denetim kuruluşlarıdır. Bunlar maliye müfettişleri ve yardımcıları, hesap uzmanları ile yardımcılarından oluşmakta ve merkezi denetim elemanı olarak ayrı bir grup oluşturmaktadır. Maliye Müfettişlerinin tarihi 1908 yılına ve Hesap uzmanlarının tarihi ise 1945 yılına ve hatta daha da öncesine(9) uzan­maktadır.

B- GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI’NA BAĞLI VERGİ DENETİM BİRİMİ

2005 yılında Gelirler Genel Müdürlüğü kaldırılıp bunun yerine kurulan Gelir İdaresi Başkanlığı’nın bünyesi içinde zaten mevcut olan gelirler kontrolörleri, bir vergi denetim birimi olarak yerini aldı. 23.07.2010 tarih ve 6009 sayılı Torba Yasa’nın 38. maddesi ile bu hizmet birimi (Maliye Müfettişleri ve Hesap Uzmanları gibi) Gelir­ler Kontrolörleri Kurul Başkanlığı’na dönüştürülerek, Gelir İdaresi Başkanlığı içindeki statüsünü sürdürdü. Bugün gelirler kontrolörlerinin protokoldeki yeri, merkez inceleme ve denetim elemanı şeklindedir.

C- MAHALLİ (YEREL) VERGİ DENETİM HİZMET BİRİMLERİ

Maliye Bakanlığı-Gelir İdaresi Başkanlığı’nın taşrada hizmet gören vergi denetmenleri ve bunların yardımcıları ile o yerin en büyük mal memuru (vergi dairesi başkanı, vergi dairesi kurulmayan illerde defterdar) Başkanlığın merkez ve taşra teşkilatında müdür kadrolarında görev yapanlar ile vergi dairesi müdürleri yerel vergi denetim birim­lerini oluşturur.

D- VERGİ DENETİM HİZMETİ TEK ÇATI ALTINDA TOPLANAMAMIŞTIR

Türkiye’nin siyasi ve idari yapısından kaynaklanan ve biraz da geleneklerin ürünü olan vergi inceleme ve denetimindeki bu çeşitlilik ve çok başlı vergi denetimi, önemli bir kamu hizmetinin yönetimini güçleştirmiş, etkin vergi denetimi ve gerekli koordinasyonun sağlanmasını aksatmıştır.

2005 yılında batı modeli geniş kapsamlı yeni bir Gelir İdaresi Baş­kanlığı kurulmasına karar verilince, vergi denetim hizmetini bu yeni örgüt içinde ve “tek çatı” altında toplamak için siyasi ve idari açıdan büyük bir kampanya başlatılmıştır. Fakat Bakanlık içinde çeşitli merkezi ver­gi denetim birim elemanları, kendi açılarından farklı gerekçelerle tek çatı altındaki bu birleşmeye karsı çıkmış ve uzun süren tartışmalar sonunda sadece Gelirler kontrolörleri, Gelir İdaresi Başkan­lığı içinde zaten mevcut olan yerini korumuş, diğer geleneksel vergi de­netim birimleri bağımsız ve Maliye Bakanlığı’na bağlı statülerini devam et­tirmişlerdir. Böylece vergi denetim organizasyonunda beklenen yenilik ve reform gerçekleşememiş ve sorun askıda kalmıştır.

Vergi denetiminde yeni bir organizasyonla ilgili olarak merkezi vergi denetim kurullarının tek çatı altında toplanması tasarısı yürümeyince, vergi inceleme ve denetim sistemindeki sorunlara şimdilik bir çözüm getirmek üzere Maliye Bakanlığı’nda yeni bir Yasa Taslağı hazırlan­mak üzere çalışmalar başlamış ve gelir, kurumlar ve diğer vergi kanunlarındaki değişikler ile birlikte kaleme alınan Torba Yasa Tasarısında vergi denetimi yeniden ele alınmış ve vergi tekniği ve organizasyonu ile ilgili olarak etkin vergi denetimi ve güçlü bir koordinasyon hareketi başlatılmak istenmiştir. Yasa Taslağının gerekçesinde de açıklandığı gibi, bu yasa önce etkin bir vergi denetim sisteminin kurulabilmesi için, vergi deneti­mi düzen ve disiplin altına alınmak istenmiş, sonra da sayıları bir hayli fazla vergi denetim birimleri arasında koordinasyon ve işbirli­ğinin kurulmasına ağırlık verilmiştir.

Bu amaçla hazırlanan Torba Yasa Taslağı TBMM’ye sevk edilmiş Bütçe ve Plan Komisyonu’nda yapılan incelemeler sırasında vergi in­celeme ve denetimi ile ilgili maddeler üzerinde yapılan önemli değişiklik­lerden sonra Tasarı 23.07.2010 tarihinde kabul edilmiş ve kısaca 6009 sayılı Torba Yasa olarak yayımlanmıştır(10).

IV- VERGİ İNCELEME VE DENETİMİNDE UYULACAK ESASLAR

Merkez inceleme ve denetim elemanları (özellikle maliye müfettişleri ve hesap uzmanları) vergi inceleme ve denetiminde 1950’den sonraki yıllarda Bakanlığa bağlı üst kademe bürokratları olarak, mesailerinde tam liberal bir hava içinde çalışırlar ve kendi görüş, anlayış ve yorumlarına göre inceleme ve denetim raporları kaleme alırlardı. Bu gelenek yıllar boyu aynen böyle devam etti. Bazen bu raporlarda genel tebliğlere veya vergi idaresinin görüşlerine ters düşen görüşlere de yer veriliyordu. Bu durumda, doğacak çelişki ve anlaşmazlık yargı mercilerinde çözülüyordu.

Hesap Uzmanları Kurulu mensupları daha sonraki yıllarda meslek mensuplarının kendi içinde kurdukları organ olan Danışma Kurulu’nun böyle tartışmalı konularda verdiği prensip kararlarına uyum kuralı getirmişti. Fakat bazı arkadaşlarımız, bunlara bile itiraz etmişler ve vergi denetim elemanının tam bir serbesti içinde ve bağımsız şekilde çalışacağını savunmuşlar ve kendi görüşlerinde ısrar etmişlerdir.

Fakat zaman içinde denetim raporu düzenlemedeki bu serbesti, değişik denetim birimlerinde çelişki ve karmaşaya neden olmuş,  zamanla sakıncaları görülerek bu alandaki davranışa yasal yoldan bir sınırlama getirilmesi zorunluluk haline gelmiştir.

Bu amaçla VUK’un ilgili 140. maddesi yeniden ele alınmış 23.07.2010 tarih ve 6009 sayılı Torba Yasa’nın 9. maddesi ile (2), (5) ve (6) numaralı bentler eklenmiş ve vergi denetim eleman­larının uyacakları esaslarla ilgili yeni düzenlemeler getirilmiştir. Bu maddeye göre getirilen sınırlama ve uygulama esasları ile ilgili olmak üzere, Maliye Bakanlığı teknik ayrıntıları düzenlemek üzere bu konu ile ilgili iki ayrı Yönetmelik yayımlamıştır(11). Çalışmamızda bu konuda, yukarıda “II- Yasal Düzenleme” bölümünde gerekli açıklama yapılmıştır.

Torba Yasa’nın 13. maddesi ile VUK’un 367/1. maddesi de aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Yaptıkları inceleme sırasında 359. maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet Başsavcılığı’na bildirilmesi mecburidir.”

İncelemede uyulacak esasları düzenleyen VUK’un 140. maddesi iki bentten oluşan kısa bir yasal düzenlemeyken, 6009 sayılı Torba Yasa’nın 9. maddesi ile büyük değişikliğe uğramış ve maddeye bu konu ile ilgili dört ayrı bent daha eklenerek madde alabildiğine genişlemiş ve çeşitlenmiştir.

Bu maddeye göre vergi incelemesi yapanlar, yaptıkları incele­me sırasında aşağıdaki kural ve esaslara uymaya mecburdurlar. Bunlar VUK’un değişik 140. maddesinde bentler halinde şöyle sıralan­mıştır.

1. Bend: 140. maddesinin bu bendi değişmemiştir. Buna göre denetim elema­nı nezdinde inceleme yaptığı mükellefe, bu denetimin konusunu işe başlamadan önce açıklayacaktır.

VUK’un 136. maddesi gereğince, vergi incelemesi yapanlar, yanlarında memuriyet sıfatlarını ve inceleme yetkisini gösteren fotoğraflı resmi bir vesika bulundururlar ve gittikleri yerlerde işe başlamadan evvel bu vesikayı ilgililere gösterirler.

2. Bend: Bu bendin yeni şekline göre denetim elemanı; vergi incelemesine başlanıldığı hususunu bir tutanağa bağlayarak bir örneğini nezdinde vergi incelemesi yapılana verir. Vergi denetim elemanı ayrıca, tutanağın bir örneğini bağlı olduğu birime, diğer örneğini de ilgili vergi dairesine gönderir.

3. Bend: Nezdinde inceleme yapılanın muvafakati olmadıkça resmi çalışma saatleri dışında inceleme yapılamaz veya incelemeye devam edilemez (Tutanak düzenlenmesi ve inceleme ile ilgili emniyet tedbirlerinin alınması bu kuralın dışındadır. Ancak bu gibi tedbirler, incelemenin yapıldığı yerdeki faaliyetleri sekteye uğratmayacak şekilde yapı­lır).

4. Bend: İnceleme bitince bunun yapıldığını gösteren bir vesika nezdinde inceleme yapılana verilir.

5. Bend: Vergi kanunlarıyla ilgili kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ ve sirkülere aykırı vergi inceleme raporu düzenlenemez. Ancak, bu düzenlemelerin vergi kanunlarına aykırı olduğu kanaatine varan denetim elemanları bu hususu bağlı oldukları birimler aracılığıyla Gelir İdaresi Başkanlığı’na düzenleyecekleri bir rapor ile bildirir.

Maddeye eklenen 5 numaralı bend, vergi denetimine disiplin ve düzen getirmesi açısından önemli sayılır. Böylece denetim elemanlarının kendi görüş ve yorumlarına göre ve mevzuata aykırı inceleme raporu düzenlemesi kesin şekilde önlenmiştir. Denetim elemanı eğer mevcutsa kendi görüş ve yorumunu bağlı bulunduğu denetim birimi aracılığı ile Gelir İdaresi Başkanlığı’na bildirmekle yetinecektir.

Yasa devamla 140. maddenin ikinci fıkrasında, vergi denetim raporlarının uygulamaya konulmadan önce istisnasız olarak her denetim biriminde kurulacak üç üyeden oluşan Rapor Değerlendirme Komisyonları’nca okunması kuralı getirilmiştir. Düzenlemenin ilgili kısmı aynen şöyledir;

“Maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından düzenlenen vergi inceleme raporları, işleme konulmak üzere ilgili vergi dairesine tevdi edilmeden önce, vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birimler nezdinde meslekte on yılını tamamlamış en az üç kişiden oluşturulacak rapor değerlendirme komisyonları tarafından vergi kanunları ile bunlara ilişkin kararname, tüzük, yönetmelik, genel tebliğ, sirküler ve özelgelere uygunluğu yönünden değerlendirilir.”

6. Bend: İncelemeye başlanıldığı tarihten itibaren, tam inceleme yapılması halinde en fazla bir yıl, sınırlı inceleme yapılması halinde ise en fazla altı ay içinde incelemenin bitirilmesi esastır. Bu süreler içinde incelemenin bitirilememesi halinde ek süre talep edilebilir. Bu talep vergi incelemesine yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından değerlendirilir ve altı ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir. Bu durumda, vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların bağlı olduğu birim tarafından incelemenin bitirilememe nedenleri yazılı olarak nezdinde inceleme yapılana bildirilir. Vergi incelemesi yapmaya yetkili olanların bağlı olduğu birimler veriri incelemesinin öngörülen süreler içinde bitirilmesi için gerekli tedbirleri alırlar.

Ayrıca Maliye Bakanlığı’nın VUK’un 140. maddesine dayanarak hazırla­mış olduğuVergi İncelemelerinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik(13), yayınlanmış ve bu ek yasal düzenleme 01.01.2011 tarihinden itibaren yürürlüğe girmiştir. 26 maddeden oluşan bu Yönetmelik içinde konunun teknik ve idari ayrıntıları düzenlenmiştir.

(Devamı Gelecek Sayımızda)

……………………………………………………………………………………………………….
(1)         Vergi denetimi hakkında ayrıntılı bilgi için Bkz. Fazıl TEKİN – Ali ÇELİKKAYA, Vergi Denetimi, Gözden Geçirilmiş ve Güncelleştirilmiş 3. Baskı, Seçkin Yayınları, Ankara 2009.(2)         Beyan esasına dayalı vergilendirme sisteminden beklenen gelirin sağlandığını söyleyebilmek ise güçtür. Beyana dayalı gelir vergisinden elde edilen vergi toplamının toplam vergi gelirlerine oranının son üç yılda ortalama %2’yi dahi geçememesi hususu ve değerlendirmeler için Bkz. Şükrü KIZILOT, “Türkiye’deki Vergi Komedisi”, Hürriyet, 02.02.2011.

(3)         TDK Türkçe Sözlüğü’nde “denetim” karşılığı olarak murakabe ve kontrol sözcükleri kullanılmıştır. Denetim sözü ANAYASA’nın bazı maddelerinde de bu anlamda kullanılmıştır. “inceleme” karşılığı olarak tetkik, bir konuyu her yönü ile ele alarak öğrenmeye çalışmak, tetkik etmek şeklinde bir açıklama yer almıştır. Bu duruma göre, inceleme ve denetim eş anlamlı sözcükler değildir. Denetim, murakabe ve kontrol anlamına geldiği için “vergi denetimi” amaca daha uygun düşmektedir. Nitekim Yasa koyucu vergi kontrol memurlarının unvanını “vergi denetmeni” olarak değiştirmiştir. Biz de bu yazıda, vergi incelemesi yerine vergi denetimi deyimini gerekli yerlerde kullanmayı uygun gördük.

(4)         01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(5)         Veysi SEVİĞ, “Vergi İncelemesinde Uyulacak Esaslar”, Referans, 03.08.2010.

(6)         Bu konuda ayrıca Bkz. Selahattin TUNCER, “Torba Yasa Tasarısı ile Vergi Denetiminde Değişiklik ve Yenilikler”, Lebib Yalkın Mevzuat Dergisi, Ağustos 2010, Sayı: 80,  s. 1-10

(7)         01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır. 23.07.2009 tarih ve 6009 sayılı Torba Yasa’nın 9. maddesi ile VUK’un 14. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinden sonra gelmek üzere (2) numaralı bent eklenmiş, mevcut (2) ve (3) numaralı bentler (3) ve (4) numaralı bentler olarak teselsül ettirilmiş, aynı fıkraya ayrıca  (5) ve (6) numaralı yeni bentler eklenmiş, ayrıca birinci fıkradan sonra gelmek üzere maddeye 2, 3, 4, 5 ve 6. fıkralar eklenmiştir. 6009 sayılı Torba Yasa’nın md. 62/e bendi uyarınca da söz konusu Torba Yasa’nın 9. maddesinin 01.01.2011’den itibaren yürürlüğe gireceği düzenlenmiştir.

(8)         31.12.2010 tarih ve 27802 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(9)         Hesap Mütehassıslığı önceleri “Muamele Vergisi Hesap Mütehassısları” ve “Kazanç Vergisi Hesap Mütehassısları” şeklinde hizmet yapan iki ayrı vergi denetim birimiyken, daha sonra Büyük Vergi Reformu’na hazırlık olmak üzere 29 Mayıs 1945 tarihinde yürürlüğe giren 4709 sayılı Yasa ile doğrudan Maliye Bakanlığı’na bağlı Hesap Uzmanları Kurulu’na dönüştürülmüştür. Konu ile ilgili olarak Bkz. Selahattin TUNCER, “Hesap Mütehassıslığından Hesap Uzmanlığına”, Vergi Dünyası Dergisi, Haziran 2001, Sayı: 238.

(10)       01.08.2010 tarih ve 27659 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(11)       31.12.2010 tarih ve 27802 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

(12)       31.12.2010 tarih ve 27802 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.



  • Torba Yasa, Mali Yönden Hangi İmkanları Getiriyor? (PANEL-24.02.2011)
  • Danıştay 3. Dairesi
  • Danıştay 9. Dairesi
  • Vergi Kimlik No Sorgulama
  • Danıştay 7. Dairesi

    
    RSSSiteyi RSS ile takip edin.
    Haber Sistemimize Üye Olun!
    Haber, Makale, Çalışma, Yargı Kararı Gönderin